İsmini aldığı kaktüs çiçeği meyvesi "Pitahaya" başta olmak üzere, mandalina, dut, limon, ayva, erik, nar, zeytin gibi pek çok meyve ve çam ağaçlarıyla ve rengarenk çiçeklerle dolu, 13 dönümlük bereketli bir arazide kurulu olan 24 odalı Pitahaya Home Boutique Otel, Bodrum'da Türkbükü ile Gündoğan arasında, kesinlikle keşfedilmesi gereken gizli bir vaha...
Otelin kahvaltısı dediğim gibi tam bir efsane. İçinde yok yok! Kızarmış keçi peynirinden, taş fırında pişirilmiş Karadeniz usulü yumurtalı pideye, kaymaklı lor peynirinden tutun da, İzmir Bergamasına kadar çeşit çeşit kaliteli yöresel peynirlere, güveçte hazırlanmış çok lezzetli bir sucuk, sahanda yumurta, peynirli gözleme, ne ararsanız var.
Bahçe düzenlemesi yapıldıkça, çiftlik de gittikçe bakımlı olmaya başlamış. Değerli iş adamlarımızdan olan eşi Süleyman Sazak ile "burası bizim cennetimiz olsun, yaşlanınca burada oturalım" diye bir karar almışlar ve ardından ana ve yan binalarda tadilata başlanmış. Buraya kadar her şey normal değil mi? :)
Çiftlikle ilgilenildikçe, ortaya çok güzel şeyler çıkmaya başlamış ve demişler ki "acaba burayı bir butik hotel mi yapsak?". Döküntü haldeki ahırları yıktırmışlar ve Mine Hanım işin başına geçerek 6 ay gibi kısacık bir zamanda inşaatı bitirerek, bu koca araziyi bir cennete dönüştürmeyi başarmış.
Bu uğurda yeri gelmiş, bahçe peyzajını yaparken tüm taşları yerlerine kendisi koymuş, yeri gelmiş çakılları bile kürekle kendisi atmış. İstemiş ki neyin nereye konulacağına kendisi karar versin ve her şeyi gerçekten kendi emeğiyle yapsın...
Tüm bu yoğun, yorucu ama bir o kadar da zevkli çalışmaların bitmesine yakın, eşi Süleyman Bey Bodrum'a gelmiş, sahilde güzel bir yemek yemek ümidiyle meşhur bir balık restoranına gitmişler. Çok kötü bir yemek üzerine, bir de saçma bir hesap gelince, tam bir gurme olan eşi, Mine Hanım'a demiş ki, "yemek nasıl yapılır göstermek için, bir de restoran açıyoruz". Bu sayede, hiç böyle bir şey akıllarında yokken önce otelciliği, sonra restoran işini kademe kademe başlatmışlar.
İlk başta "nasıl yaparız, altından kalkabilir miyiz?" diye düşünmüşler ve Süleyman Bey eşine demiş ki: "Hiç dert değil, tutmazsa, eşe-dosta party house yaparız!" İşte böyle iddiasız bir şekilde, sadece kendi zevklerini ortaya koyan bir yola girerek, sadece insanlar gelsinler, evlerinde gibi rahat etsinler ve güzel yemekler yesinler düşüncesiyle başlamış serüven.
Otelin en büyük özelliğine gelince, inşaatı için hiç ağaç kesilmediği gibi, bunun yerine ağaçların arasına odalar serpiştirilmiş. Doğa aşığı Mine Hanım'a bu da yetmemiş, tamamen geri dönüşüme yönelik olarak, gidip eski mobilyaları, kapıları, dolapları, ikinci el dükkanlardan tek tek seçip toplamış ve kendisine önce bir atölye kurup, sonra onu marangozhaneye dönüştürerek, bizzat işin başına geçmiş.
Doğal olması için kimyasal kullanmadan boya nasıl yapılır araştırarak, vintage görünüm nasıl verilir diye geceleri sabahlara kadar uğraşa didine, en sonunda bunu da çözmüş ve eski boyaları sökerek ilaçladığı mobilyaları, su bazlı akrilik esaslı boyalarla yeniden tasarlayarak hayata kazandırmış.
Ağaç katliamı yapmadan, geri dönüşümle en güzel dekorasyonun yapılacağı iddiasını kanıtlar şekilde, 6 aylık meşakkatli bir sürecin sonunda sıfırdan var ettiği otel ve restoranında, masalardan, yatak başlarına, orta sehpalardan, komidinlere kadar aklınıza ne gelirse, kullanılan tüm mobilya ve aksesuarlarda bizzat kendi el emeği göz nuru bulunuyor ve bu özelliğiyle de otel, Bodrum'da bir ilke imza atıyor.
1 adet süit, 1 adet deluxe, 1 adet villa ve 2'si Flat oda olmak üzere toplam 24 odası bulunan ve odaların her birine Truva Savaşı'ndan kaçan insanların kurduğu antik Bodrum kent isimlerinin verildiği otelin işte böyle etkileyici bir hikayesi var.
30 sene moda sektöründe, deri konfeksiyon üzerine ihracat yapan, dünya güzeli bir hanımefendi olan sahibesi Mine Onay'ın detaylara önem veren yaratıcı kişiliğini yansıtan bu otel, misafirlerine ev ortamında, doğa ile iç içe, huzurlu ve elit bir konaklama hizmeti vermeyi misyon edinmiş.
Kafa dinleyebileceğiniz kadar sakin olup da, kafa dağıtabileceğiniz kadar da Bodrum’un içinde bir otel arıyorsanız, doğanın hemen kalbinde kurulmuş olan Pitahaya Home Boutique Hotel sizin için biçilmiş kaftan.
Bodrum'un en yüksek dağı olan Karadağ'ın tam karşısında, iki vadi arasında olmasının verdiği avantajla, bol bol oksijene doyulan, her tarafında yeşilin her tonunun raksettiği bu otel, doğa ile iç içe, dingin ve huzurlu bir tatil için harika bir adres. Hava kaç derece olursa olsun, burada insanı yapış yapış eden o bunaltıcı sıcaklık olmuyor. Bunca temiz hava ve huzurlu ortam içinde, konforlu ortopedik yatağınıza uzandığınızda, düşünün ki, normalde uyku problemi çeken benim gibi birisi bile daha başını yastığa koyduğu an, sabaha kadar hiç deliksiz, mışıl mışıl uyuyor, ben daha ne diyeyim? :)
Avokadolu Karides bugüne kadar yediğim benzerleri arasında, açık ara en başarılılarından... Ara sıcaklardan biberiyeli nohut püresi üzerinde servis edilen "Izgara Ahtapot Bacağı" ve ana yemeklerden 6 saat kısık ateşte fırında kendi suyunda pişirilen "Fırınlanmış Dana Kaburga" ise tam bir efsane.
Pitahaya Home Boutique Hotel İletişim Bilgileri
Adres: Kaleyıkığı Mahallesi Bülent Ecevit Caddesi No:138 Eski Gölköy - BODRUM
Tel: (0252) 387 74 44
Adres: Kaleyıkığı Mahallesi Bülent Ecevit Caddesi No:138 Eski Gölköy - BODRUM
Tel: (0252) 387 74 44

































0 yorum:
Yorum Gönder