Gelin bu ilginç olayın geri kalanını da dinleyin bakalım "elektrik alamadım" derken neyi kastediyorum siz de görün...
Bu arada bu kızarttıkları Tereyağını da neden sizin yanınızda servis ederler hiç anlamam. Önceden sorsunlar bana "istiyor muyum istemiyor muyum", ona göre mutfakta koyup getirsin işte...
"Salça sosundan bol bol ekleyebilirsiniz" dediğimde, garson, hele de fotoğrafının da çekildiğini görünce, tam anlamıyla mest olup artistik pozlar vererek, iyice yukarıdan dökme gafletine girdiği için, sonradan maalesef üzerimdeki gömlekte minik minik onlarca kırmızı nokta görecektim , ama o saniye için henüz bunun farkında değildim, o yüzden tek düşündüğüm güzeeel bir İskender'in tadını çıkarmaktı...
Neyse efendim, ilk çatalı alıyorum... Mmmm leziz! Altta yatan pideler, tereyağ ve Salça sosundan oldukça payını almış, tam istediğim kıvamda yumuşacık olmuşlar. Yanında da bir kaşık süzme yoğurt...
Bir üst katta yer alan Lavaboda, ıslak ellerimi kurutmak için, Kağıt havlu makinesinin sensörüne, beni algılaması için gerekli hareketleri yapıyorum ama ı-ıh, hiç tık yok.
Aaa bir bakıyorum ki, makinenin altında sağda minik bir kağıt havlu parçası sarkmış duruyor. Demek ki orada bir sıkışma olmuş ve makine o yüzden kağıt veremiyor diye düşünüyorum gayr-i ihtiyari bir şekilde.... Ve ıslak ellerimle, o kağıt parçası zannettiğim şeyi tutuyorum ve hafiften çekmeye çalışıyorum ki, gerisi gelsin... Yok gelmiyor. Eğilip bir bakıyorum ki Amanınnnn! O da ne????
Ecel gelmiş, haberim yok! Kağıt parçası diye tutup ıslak ellerle çekmeye çalıştığım şey, Baydöner'in bozuk kağıt havlu makinasının altından sarkan ve yalapşap şekilde bir bantla yalandan birbirine tutturdukları ucu açık elektrik kablolarıymış!!!
Görür görmez şok geçirdim, ama Allahtan Elektrik Şoku değil bu seferlik. Dışarı çıkıp bir yönetici aradım ki bu durumun ne kadar tehlikeli hatta ölümcül sonuçlar yaratabileceği konusunda onları da uyarayım diye, ama maalesef hiç bir muhatap bulamadım. Yemek sonrası aklımda oluşan tüm iyi algıyı, bir anda yerle bir etti Baydöner. Tuvaletler zaten pisti ve sabunluk da boştu ama bu durum her şeyin üzerine ekstradan tuz biber oldu. Gözlerime inanamadım yahu!
Diyeceğim o ki, hiç bir yemek uğruna böyle pisi pisine ölmeye değmez. İnsan hayatının bu derece hiçe sayılmasını da kabul etmiyorum. Her Lavaboyu kullananın, ellerini kurutmak için uzattığı yere, halen elektriğe bağlı bulunan, ucu açık kabloları, kerhen bantlanmış şekilde ortada bırakmanın mantığını bir bilen, anlayan varsa, bize de açıklasın lütfen. Her şeyin kuralına uygun, düzgün hale getirilmesi için illa ki birilerinin hayatını kaybetmesi mi gerekiyor ? Aklın yolu bir değil mi? Hayat bu kadar ucuz mu?
çok dikkat etmek lazım tesadüfen yaşıyoruz yani geçmiş olsun büyük tehlike atlatmışsın..
YanıtlaSilÇok teşekkür ederim. Aynen katılıyorum. Şansına yaşıyoruz işte...
YanıtlaSilGenel olarak toplumumuzun eksiklerinden biridir. Bu ve vb. örnekleri nedense sikayet etseniz de size sanki suçlu sizsiniz muamelesi yaparlar. Benim önerim işletmelere vergi levhası, işletme ruhsatı vb. levhaları asmak nasıl zorunluysa insanların işletmede hatalı, yanlış ve eksik olan hizmetleri şikayet edebilecekleri telefon numaraları da yazılıp duvarlarına asılma zorunluluğu getirilmeli...
YanıtlaSilKeşke ama neeeerdeee? :)
Silİşte klasik bir Türk kafası, "şunu şuraya bantla bi tuturduk muuu peeeh 2 yıl daha canavar gibi çalışır!!" Allah korumuş sevgili Üşengeçim.
YanıtlaSil