
En son eşimin güzel kilo verdiği bir diyet haftasının sonunda, diyetisyeninden ödül olarak heyecanla, bir hamburger, bir dondurma veya ne bileyim bir çikolatalı pasta filan beklerken, onun bize "Eveeet, bu hafta 6 kg vermişiz, bir ödülü hak ettik. O zaman size biiiir...taaaaam...ceviz!" dediğinde yaşadığımız şoku ve düşen omuzlarımızı hala unutamaz, herkese o anları, tekrar yaşarcasına anlatırız. Eee o da bunu bize yapmayacak, diyet yapan insanların duygularıyla oynamayacaktı.:))
El yapımı premium çikolata denilince, dünyanın en prestijli markalarından biri kabul edilen ve Belçika'dan ithal edilen Godiva'nın çikolatalarını tek geçerim.
Bundan neredeyse 90 yıl önce, Belçikalı çikolata ustası Joseph Draps'ın, evinin üst katında üretmesiyle başlayan ve o zamanlardan beri, çikolata uzmanları tarafından, Draps'ın mirasına sadık kalınarak hazırlanan Godiva çikolatalarının lezzet sırrı, özel formülü kadar, taze, doğal ve en kaliteli hammaddelerin kullanılmasına da dayanır.
Belçika Kraliyet Ailesi’nin 2 Michelin yıldızlı, pasta şefi bir babanın oğlu olarak, bu aile geleneğini aynen devam ettiren Şef Daue, bize ilk olarak, kaliteli bir çikolatanın nasıl anlaşılacağını uygulamalı olarak öğretmekle başladı.
Gerçekten de Godiva'nın en önemli iddiası, eşsiz kalitesini beş duyunuza da hissettirebiliyor olması. Parlaklığını görmeniz, kokusunu almanız, elinizle kırdığınızda çıkan "Tık" sesini duymanız, dilinizde hafifçe eritip, damağınıza yapıştırarak, derin bir nefes aldığınızda içinize işleyen kakao aromasını tatmanızla, benzersiz dokusunu iyice hissedebildiğiniz gerçek bir çikolata deneyimi için Godiva kesinlikle doğru bir adres.
İstanbul sıcaktan kavrulurken ve adeta yaprak kımıldamazken, biz Zorlu'nun püfür püfür esen açık havadaki en üst katında bulunan Godiva mağazasında, Yeme-İçme yazarı önemli gurmelerden Ahmet Örs ve cemiyet hayatından Mine Kalpakçıoğlu, Esin Maraşlıoğlu, Biricik Suden gibi ünlü isimlerle beraber katıldığımız eğitim ve tadım aktivitesinde, çikolata sanatının incelikleriyle başlayıp, yeni trendler hakkında da bilgiler aldık ve nihayetinde ondan izlediğimiz yöntemle, kendi çikolatamızı kendimiz tasarladık:)5 duyuyla yapılan "çikolata kalite testi"ne gelirsek, aklımda kalanlardan biraz daha detaylı olarak, size de bahsedeyim de, öğrendiklerinizle sağda-solda etrafınızdakilere havanızı atarsınız madem:)
Bir kere ilk görev "gözler"e düşüyor. Çünkü "kaliteli ve özenilmiş bir ambalaj gördünüzde, bu büyük ihtimalle içindeki çikolatanın da iyi olacağının ilk işareti olarak kabul edilir" diyor Mr. Daue. Ama bunun devamı da var tabi...
Paketi açtığımız zaman, iyi bir bitter ya da sütlü çikolatanın yüzeyi kahverengi olarak tek tonda, parlak, çiziksiz, düz ve pürüzsüz olurmuş. Çünkü üzerinde renk geçişleri olması, yağ ve kakaonun kristalleştiğinin ve fazla sıcağa maruz kaldığının işaretiymiş.
Çikolatayı kırdığınız zaman, "tık" diye sert ve tok bir ses çıkması da iyi kalitede kakao çekirdekleriyle üretildiğini, "kulak"larımız sayesinde onaylamamızı sağlayan başka bir kalite göstergesi...
Sıra geldi "Burun"a...Tat almanın yüzde 80′inin koku almayla bağlantılı olduğunu düşünürsek, bu konu önemli. Nezle olduğunuzda neden canınız bir şey yemek istemiyor sanıyordunuz? :) Daha paketi açtığınız andan itibaren, buram buram çikolata kokusunun etrafa yayılması ve insanda yeme hissi yaratması, uzmanların kaliteli bir çikolatadan beklediği bir başka özellik:)
"Dokunma" duyusuna gelince... İyi çikolata, elinizle tuttuğunuzda vücut ısınızla kısa bir süre içinde hafiften erirmiş.
Eh artık, kalan tüm duyuları harekete geçirdiğimize göre sıra geldi tadıma...
"Çikolatadan minik bir parça ısırıp, dilinizin üzerine yerleştirerek, damağınıza yapıştırın ve 5-6 saniye kadar bekleyin. Kakao yağı, vücut sıcaklığıyla erir. Eriyen çikolatayı, ağızda şöyle bir dolaştırıp, nefes aldığınızda hem tat alma hücreleriniz hem de burnunuz, bu zengin aromalarla bayram eder" diyor uzmanımız. Üstüne hemen su filan içmez ya da başka birşey yemezseniz, %72 oranında kakao içeren bir kaliteli bitter çikolatanın lezzeti, yaklaşık 15-20 dakika kadar damaktaki tadını korurmuş hatta.
Paketi açtığımız zaman, iyi bir bitter ya da sütlü çikolatanın yüzeyi kahverengi olarak tek tonda, parlak, çiziksiz, düz ve pürüzsüz olurmuş. Çünkü üzerinde renk geçişleri olması, yağ ve kakaonun kristalleştiğinin ve fazla sıcağa maruz kaldığının işaretiymiş.
Çikolatayı kırdığınız zaman, "tık" diye sert ve tok bir ses çıkması da iyi kalitede kakao çekirdekleriyle üretildiğini, "kulak"larımız sayesinde onaylamamızı sağlayan başka bir kalite göstergesi...
Sıra geldi "Burun"a...Tat almanın yüzde 80′inin koku almayla bağlantılı olduğunu düşünürsek, bu konu önemli. Nezle olduğunuzda neden canınız bir şey yemek istemiyor sanıyordunuz? :) Daha paketi açtığınız andan itibaren, buram buram çikolata kokusunun etrafa yayılması ve insanda yeme hissi yaratması, uzmanların kaliteli bir çikolatadan beklediği bir başka özellik:)
"Dokunma" duyusuna gelince... İyi çikolata, elinizle tuttuğunuzda vücut ısınızla kısa bir süre içinde hafiften erirmiş.
Eh artık, kalan tüm duyuları harekete geçirdiğimize göre sıra geldi tadıma...
"Çikolatadan minik bir parça ısırıp, dilinizin üzerine yerleştirerek, damağınıza yapıştırın ve 5-6 saniye kadar bekleyin. Kakao yağı, vücut sıcaklığıyla erir. Eriyen çikolatayı, ağızda şöyle bir dolaştırıp, nefes aldığınızda hem tat alma hücreleriniz hem de burnunuz, bu zengin aromalarla bayram eder" diyor uzmanımız. Üstüne hemen su filan içmez ya da başka birşey yemezseniz, %72 oranında kakao içeren bir kaliteli bitter çikolatanın lezzeti, yaklaşık 15-20 dakika kadar damaktaki tadını korurmuş hatta.
Şef Daue'den çikolata trendleri konusunda aldığım bilgilere bakılırsa, 2016 yılında daha "yoğun kıvamda" çikolata kullanımının artacağını ve bitter'e daha büyük bir ilgi olacağını sizlerle paylaşayım. Kakao oranına göre faydası da yükseldiği için, özel bir sağlık sorununuz yoksa, her gün minik bir miktar bitter çikolata tüketmenin, sağlığa özellikle faydalı olduğu, bilimsel olarak da kabul edilen bir gerçekmiş zaten.
Özellikle 2013 yılının Birleşmiş Milletler tarafından Kinoa yılı ilan edildiğinden beri ülkemizde de yaygın kullanılan ve Güney Amerika'daki And Dağları'nda yetişen bir bitki olmasına rağmen, besin değeri keşfedilince tahıl gibi değerlendirilen, son yılların mucize protein kaynaklarından "kinoa" da çikolatada kullanılan malzemeler arasına girmiş bile. Girmese şaşardım zaten:) 2016'da ayrıca kuruyemiş, kuru meyve ve baharatlardan oluşan doğal içeriklerle yapılan kombinasyonlarda da artış olacakmış.
Hadi üşenmeyin ve bana yazın! Tatlı ve içten yorumlarla beni mutlu etmek isterseniz, hiç çekinmeden şuradan bloguma kolayca üye olabilirsiniz:)











ÇİKOLATA sever olarak :) guzel bir egıtım olmus :)
YanıtlaSil