Taaa üniversite yıllarımda Bursalı bir kız arkadaşımın bayramı ailesiyle beraber Bursa'da geçirme davetini kabul ettiğimde, dönüş yolu trafiği ve feribot sırası derken 10 saate yakın yollarda geçirmemizi hatırlarım... Dün aynı yolu Yalova'ya kadar feribotla, sonrasını araçla, toplamda sadece1,5 saatte aldığımızı görünce valla gözlerime inanamadım. Anladım ki Bursa da artık, "Hafta sonu gidilecek İstanbul'a yakın yerler" başlığı altında, çeşitli dergi ve gazetelerde yayınlanan makale ve listelerde olmayı kesinlikle hak ediyor. Hele de şehrin hemen girişinde sizi tüm endamıyla karşılayan Hilton Bursa Convention Center&Spa gibi bir otel varsa...
19 katlı otelde 12'si süit ve 1'i Kral Dairesi olmak üzere toplamda 187 oda mevcut. Bina üçgen şekliyle, Bursa'nın modern mimari anlamında sembollerinden biri olmaya aday. Lobi ve asansör gibi bölümlerde duvarlar ipek kumaşlarla kaplı.
Bursa cemiyet hayatı için, düğün ve organizasyonlarını Hilton'un 800 kişilik büyük balo salonunda yapmak, bir prestij sembolü haline gelmiş. Şu merdivende kimler kimler poz vermemiş ki... :)
Saymakla bitmez ama, Recep Tayyip Erdoğan dahil, 25 ülkenin cumhurbaşkanları, Cem Yılmaz, Tarkan ve Sertab Erener, kral dairesini şereflendirenlerden ilk akla gelen isimler... Onlar gelir de ben geri kalır mıyım? Hihihi. İşte size kral dairesi...
Geçenlerde "Kocan Kadar Konuş" filminin galası için Ezgi Mola ve Murat Yıldırım da geldiklerinde Hilton'u tercih etmişler. Bursalı ünlü modacılarımızdan Atıl Kutoğlu da son koleksiyonunun lansmanı için yine bu oteli seçenlerden...
Durmaz Ailesi'nin sanata verdiği değer, otelin her köşesinde hissediliyor. Kendi koleksiyonları yanında, değerli Türk ressam ve heykeltaşlarına özel olarak yaptırılan eserlerin de sergilenmesiyle, otel adeta bir sanat müzesine dönüşmüş. Hilton'a yaraşır sade ve şık dekorasyon anlayışı, bu kıymetli eserlere ilaveten bir de otelin genelinde göze çarpan ve Çek Cumhuriyeti'nden getirilen çok özel cam işçiliğiyle hazırlanmış aydınlatma ve tasarım objeleriyle taçlandırılmış. Otelin girişindeki kozadan çıkan kelebek heykeli, Bursa'nın dünya tekstil sektöründeki öncü konumuna atıf niteliğinde...
Hilton Bursa'nın 16 ve17. katında yer alan havuz, spor salonu ve Aneta SPA, bulundukları yükseklik itibariyle belki de türünün tek örneği. Düşünsenize... Koşu bandındasınız ve karşınızda Uludağ var. Sanki Uludağ'a tırmanıyormuş hissiyle, insan bu koşu bandında spora daha bi' motive olur valla. Havuz ve saunadan hem Yalova Yolu'nu, hem dağ manzarasını, hem de akşamları tüm ışıltısıyla şehri izlemek çok keyifli.

Bu da jakuzzinin manzarası:)
Sıcak taş koltuklar da tam keyif yapmalık:)
Otelin en çok hoşumuza giden ve içimizdeki çocuğu ortaya çıkaran özelliği, en üst katında yer alan "Speed City" adlı eğlence ve oyun merkezi oldu. Aynı zamanda doğum günü ve dans partileri de organize edilen ve dev ekranda maç gösterimleri de sağlanan bu bölüm, birebir araçlarla yapılan simülasyon araba yarışlarıyla da hız tutkunlarının göz bebeği olmuş.
Hilton'un 18.katındaki Skylight Restaurant'da, Ramazan ayı boyunca, canlı tasavvuf ve fasıl müziği ile birlikte haftanın 7 günü, 7 ayrı iftar menüsü sunuluyor.
Klasik İftariye tabağının yıldızı, bence içinde incir, kayısı, muz, bal ve kaymak bulunan "Sultan Macunu"ydu.
Karpuz, şıra, limon suyu ve taze zencefille ortaya çıkarılan "Ramazan Karışımı", oruç açanlar için ferahlatıcı bir lezzet.
Paçanga Böreği çıtır çıtır ve Patlıcanlı Gül Böreği de yumuşacıktı. İkisi de birbirinden lezzetli olunca, hangisini yiyeceğime karar veremeyip, ikisini de sildim süpürdüm:)
Mantı, İslim Kebabı ve Dana Tandır gibi Türk mutfağının klasik lezzetleri yanında, bonfile ile hazırlanan ve yanında 3 sosla sunumuyla bana Fajita'yı çağrıştıran Uludağ Kebap da güzel bir alternatif.
Kaymaklı Kabak Tatlısı ve Türk Tatlı Tabağı ile yaptığımız iftar menüsü tadım yolculuğumuz, en sevdiğim Ramazan lezzeti olan Fıstıklı Cevizli enfes bir Güllaç'la mutlu sona erdi.

Ertesi sabah yemyeşil Bursa'da güneşin doğumuna şahit olmak harikaydı.
Açık büfe sabah kahvaltısı giriş katındaki "Brasserie" isimli restaurantta verilen otelin, havalar hazır güzelleşmişken, ister iç, ister bahçe kısmını kullanmak mümkün.
Gelelim bu seyahatimde yaşadığım en duygu yüklü olaya...
Paçanga Böreği çıtır çıtır ve Patlıcanlı Gül Böreği de yumuşacıktı. İkisi de birbirinden lezzetli olunca, hangisini yiyeceğime karar veremeyip, ikisini de sildim süpürdüm:)
Kaymaklı Kabak Tatlısı ve Türk Tatlı Tabağı ile yaptığımız iftar menüsü tadım yolculuğumuz, en sevdiğim Ramazan lezzeti olan Fıstıklı Cevizli enfes bir Güllaç'la mutlu sona erdi.

Ertesi sabah yemyeşil Bursa'da güneşin doğumuna şahit olmak harikaydı.
Sosyal medyada yaptığım paylaşımlarla şehirlerine geldiğimi duyan okuyucularımdan gelen sımsıcak "Bursamıza Hoş Geldiniz" mesajları ardından, benim için günün en büyük sürprizi, henüz otelden ayrılmadan, benimle yüzyüze tanışmaya gelen ve el yapımı çok özel hediyelerle beni birazcık da şımartan melek yüzlü, melek kalpli takipçim Damla'yla buluşmak ve yıllardır tanışıyormuşuz gibi sevgiyle kucaklaşıp, tatlı tatlı sohbet etmek oldu.
Bu kadar güzel anılar biriktirdiğim bir konaklama deneyimini, objektif otel tavsiyesi arayanlar için faydalı olabilmek adına, bir an önce sizlerle paylaşabilmek için Executive Lounge'da oturup, haldır haldır çalışmam sonucu, şu an bu satırları bu kadar hızlıca okuyabildiğinizi de belirteyim de, kimmiş "üşengeç" görsünler.:))

Bu arada unutmadan... Bloguma kolayca hemen üye olmak için buraya tıklamanız yeterli:) Tüm sosyal medya mecralarında takibe alabilmeniz için hesabım: @UsengecSef. Sevgilerimle!















































eh ozaman sizi Yalova ya da bekleriz
YanıtlaSilAaa gelmem mi? Geçenlerde Limak Thermal Otel'deydim ama koşturmaktan henüz onu yazmaya fırsat bulamadım ki. Cennet cennet! Yeşilin her tonu arasında Mor salkımlara ve temiz havasına bayıldım.
SilBende cok memnun oldum sizinle tanistigima :) Bir sonraki gelisinizde takipcilerle bulusma ayarlayalim ;) Daha cok sohbet edelim. Bursa'dan sevgiler...
YanıtlaSil