Millet bu standın önünde, "son dudak bükücü"(!) halleriyle, olabilecek en şuh pozlarını vermek için, "Oscar Töreni'ndeki Angelina Jolie" misali, tuhaf şekillere girerek tek bacağını yırtmacının arasından çıkarmaya çalışırken, şu bendeki çocuksu, şapşik ve mutlu poza bir bakar mısınız ama? :)
Defilenin başlamasına daha1 saate yakın zamanım olduğu için, ilk olarak, Mercedes-Benz Türk'ün Anterepo 3'teki etkinlik alanında konumlandırdığı Mercedes-Benz Lounge'un terasındaki enfes Tarihi Yarımada manzarasını seyre daldım bir müddet.
Bir tarafta güvertesinde turistlerin keyif yaptığı, hemen karşımızda demir atmış devasa Cruise gemileri, diğer tarafta da harika bir gün batımı hakimdi. Bir an defileleri, moda haftasını filan unuttum, hemen tatil havasına girdim. "Neredeyim?, kimim?" filan oldum, o derece kaptırmışım kendimi :)
Neyse ki az sonra, "hava almak" adı altında, "moda" ortak paydasında sosyalleşen kalabalık beni kendime getirdi:)
Cem Yılmaz'ın eski eşi, model Ahu Yağtu ve Pazarlama İletişimcisi Hocalardan Levent Erden de bu defile seansları arası, ayak üstü yapılan hararetli sohbetlerden nasibini alanlardandı.
Arada ilginç tipler olduğunu söylemiştim ya size hani?
İşte bu başına kırmızı tabureyi tersten geçirerek imaj yapan beyefendi de, sonradan başka kaynaklardan öğrendiğime göre (yanlışsa günahı boyunlarına), çalıştığı şirketlerde, kendisine çok çektiren ve bir türlü üst mevkiini, yeni nesillere devretmek istemeyen "koltuk sevdalıları"na eleştirel bir bakış açısı getirmek istemiş kendince.... Eh bunu protesto etmek için "tabure" değil, "çalışma sandalyesi" kullansaymış madem o zaman, değil mi ama? :))
Görsel Kaynağı: Instagram
Bu arada “Fashion Week İstanbul"a 4 sezondur isim sponsorluğu yapan Mercedes-Benz de, Antrepo 3'ün orta alanında etkinlik boyunca iddialı tasarımlarından birini sergiledi. Zengin donanımı ve zarif sportifliğiyle “dünyanın en iyi otomobili” ünvanına sahip S-Serisi’nin sporcu kardeşi olarak kabul edilen yeni S-Serisi Coupé’yi bu sayede ilgililer yakında tanıma fırsatı buldu. Bizzat pervane misali etrafında dört dönenlere çok şahit oldum:)
Yılda 2 kez yapılan "İstanbul Moda Haftası" ise, önce bölgesel, sonra global bir aktör olarak bakıldığında, gördüğüm kadarıyla gerek yabancı basının, gerekse uluslararası satın alma sorumlularının ilgisini çekerek, sektörün farklı oyuncularının ve sponsorların da desteğiyle, dünyaya Türk Modasını tanıtma yolunda oldukça etkili...
Defile ve stüdyo showları arasındaki sürelerde bile, bir sonraki gösteriye kadar kapı önlerinde uzun uzadıya kuyruklar oluşması da, bu ilginin bir başka göstergesi...

Peki bu güzel etkinliğin anısına, Mercedes-Benz Fashion Week Standı önünde, herkes poz verir de, arkadaşlarımla biz, geri kalır mıyız? Hiç de bile:)











Sadece bir kuş yetmez, tüm familiası ile ancak dikkat çekilir :)))
YanıtlaSil:) merhaba, defileye davetiyesi olan herkes lounge a girebiliyor mu acaba?
YanıtlaSilHayır Pınarcım, ama orta alanda da defileler arası bekleme alanları mevcut:)
Sil