Sosyal medyanın aktif üyelerinden olan bloggerların oluşturduğu bu 10 kişilik ekiple beraber, günlük köşe yazılarını sürekli takip ettiğim Yılmaz Özdil'le heyecanlı ve hararetli bir sohbet gerçekleştirdik.
- ODTÜ'de son dönemde yaşanan olayların, ODTÜ'yü daha fazla güçlendireceğini düşündüğünden,
- Gelecek belediye seçimlerinde CHP'nin İzmir'de rekor kıracağına emin olduğundan,
- Siyasete girmeyi düşünmediğinden,
- Gazeteleri, gazetecileri ve televizyonları ancak toplumun terbiye edebileceğine inancından,
- Halk TV'de yaptığı çıkışta esas vurgusunun, "Erdoğan’a ne söyleyeceksiniz suratına söyleyin, ben köşemde yazıyorum. Suratına söyleyemediklerinizi parti televizyonundan Esad’a söyletmeyin." demek olduğundan,
- Türkiye'de, dünyada olmayan tesadüfler silsilesinin gerçekleşiyor olması sebebiyle, yarınlara dair bir projeksiyon yapabilmenin mümkün olmadığına inandığından bahsettiğini özetle söyleyebilirim.
Ben ise kitabı okurken deneyimlediğim kendi hissiyatımdan yola çıkarak, art arda geliştiği için, çok önemli olmasına rağmen, gündemin hızına yetişemeyip, istemeden de olsa göz ardı edilebilen veya bir şekilde kıyıda köşede kalmış olayları "Aa! sahi bu da olmuştu..." diye aklıma getirerek, hafızamı canlandıran, bir çeşit "almanak" olarak gördüğüm bu 11 yılın özetini bir çırpıda gözler önüne seren kitap için şunu da belirtmeliyim ki; kesinlikle uyku öncesi okunacak bir kitap değil. Bilakis insanı gözlerini iyice açıp, okuduğu her satırı anlama ve hatırlamaya, hatırladıkça da aralarındaki bağlantıyı zihninde kurgulayarak, iyice uyandırmaya yol açıyor. Benden söylemesi:)


0 yorum:
Yorum Gönder